Bir ülkenin bekaasi için liyakat ve goren gözler vazgecilmez iki unsurdur.Liyakat layık olma,yeterlik ve yetenek anlamına gelir.Devlet mekanizmasinda makamlar liyakata gore doldurulmalıdır. Liyakata gore doldurulacağini bilen bireyler çalısır , çabalar.Bilir ki yeteri kadar çalışırsa o makama ulaşabilecektir.Ehil sahibi kisilerin makamlarda bulunduğu devletlerde rahat eder,sorun yaşamaz,adam kayirmalar olmaz,toplumsa sorunlar en aza iner,gorevler hakkıyla yapılır, darbeler olmaz. Secim sonucu gelen iktidarlar görüsü ne olursa olsun makamlari ehil kisilere vermelidir. İktidarlarin gorevi yandaşlari ne olursa olsun devlet kadrosuna sokup makam mevki sahibi yapmak olmamalıdir. Zaman zaman belli makamlara gelen kisilerin ozgecmislerini okuyoruz, duyuyoruz.Ilgili kisinin parti genclik kollarindan baslayarak partiye hizmet ettigi partide yukseldigi bu nedenlede su makamı hakettigi yaziliyor.Makam boyle hakedilmez. Siyasi calismasi bir makami haketmek icin baz degildir.Onemli olan ehliyettir.Toplumumuzda da dikkat edin yeni mezun olacak universite ogrencileri bir yerlere gelebilmek icin yada en azindan iş bile bulabilmek icin "dayi " bulma cabasindadirlar. Oysa universiteli calisirsa bir yerlere gelebilecegi dusuncesinde olmaliydi...Ama malesef durum bu degil. Ulkemizde ise liyakat yerine partizanlik ve alnin secde gormesi gecerli malesef. Bunlarda tabii ehliyetin yerini tutmuyor. Ulkemizdeki en son darbe bile bunun eticesi.Ehiller kumpaslarla gorevden alinabiliyor.Alni secde gorenler (onlara gore) bir yerlere geliyor...
Ulkede liyakat kadar onemli bir hususta gören gözlerin her yerde olmasi.Firmada, devlet dairesinde, en yuksek makamlarda ,egitim kurumlarinda hep gören gözler olmalı. Gören göz yoksA orada çalışan ve çalısmayan birbirine eşittir. Oysa goren gozlerin oldugu kurumlarda çalisanlar ayricaliklidir ve hakkini alabilir....
Ahmet CELIKKOLLU
Insaat Muhendisi
ESKISEHIR