Projecilik, Şantiyecilik ve Sıkıntıları

  • 8 Yanıt
  • 5987 Gösterim

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı erhanbaytak

  • Root Administrator
  • *****
  • 445
  • +151/-0
    • Medeniyet Mühendisleri
Projecilik, Şantiyecilik ve Sıkıntıları
« : 21 Mayıs 2016, 22:17:37 »
Proje ofisinde ya da şantiyede çalışan mühendis ve mimar arkadaşların yaşadıkları sıkıntıları bu konu altında toplayalım...

Çalıştığınız ofislerde ya da şantiyelerde yaşadığınız, başınızdan geçen olayları kısa kısa anlatırsanız memnun olurum.

Herkes birbirinin tecrübesinden faydalanmış olur.

« Son Düzenleme: 18 Ekim 2016, 08:43:04 Gönderen: Medeniyet Mühendisi »
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Üye Ol veya Giriş Yap

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Üye Ol veya Giriş Yap

*

Çevrimdışı engineer

  • Proje Timi
  • ****
  • 87
  • +3/-0
Ynt: Projecilik, Şantiyecilik ve Sıkıntıları
« Yanıtla #1 : 21 Mayıs 2016, 22:23:55 »
Olay - 1

"Yeraltı su seviyesi -1.50 m'de olan (temel alt kotu -0.95 m idi) bir parselde bina yapacak olan ve projesini çizdiğim yapının müteahhiti projeler ruhsattan çıkıp, inşaata başladığının ertesi günü beni arayıp temelde membran su yalımı yapılacak ibaresi koyduğum için konuştu da konuştu: yok yan parselde yapmışlar su yalıtımı filan yokmuş, yok gereksizmiş, ek maliyetmiş, vır, vır, vır.... 2 gün sonra kazı esnasında şantiyesini su bastı. Sonra duruldu..."

Alıntıdır.

Başlangıç olması açısından paylaştım.. Güzel bir konu olacak gibi.. İlk fırsatta başımdan geçenleri bende yazacağım
Mühendisûn

*

Çevrimdışı ahmet

  • **
  • 360
  • +4/-0
Ynt: Projecilik, Şantiyecilik ve Sıkıntıları
« Yanıtla #2 : 21 Mayıs 2016, 22:38:35 »
Olay - 2

Son yaptığımız proje, iki yandan bitişik nizam, ön ve arka cepheleri yola bakan bir parselde yapılacak B+Z+3 katlı, yaklaşık olarak 1600 m2 basit bir konut binasıydı. Projede ön ve arka yol arasında 6.50 m kot farkı olmasından dolayı bodrum kat yüksekliği de otomatik olarak 6.50 m oldu. Yalnız belediye mimari kontrol masasındaki görevli 6.50 m kat yüksekliği fazla bodrum katı orta yüksekliğinden döşemesiz şekilde sadece kiriş geçirerek 2'ye bölün dedi. Ayrıca 6.50 m yüksekliğe sahip kolon ve perdelerinin burkulma boylarının azaltılması ve yanal stabilitelerinin iyileştirilmesinde de faydalı olacak bir öneri.

Neyse, mimari proje ön izinden çıktı, ben betonarme projesini diğer mühendisler de geri kalan projeleri çizdi. Kontroller yapıldı ve inşaat ruhsatı alındı. Buraya kadar herşey güzel. Daha sonra şantiyedeki ustalar bu projeler saçmalık diyerek yapının müteahhitini çalıştığımız büroya salmışlar. Adam gelip, bodrum katın orta kotunda yaptığımız, döşemesiz ve üstü boş kirişleri kastederek beni batırmaya mı çalışıyorsunuz gibisinden ağzına geleni söyledi. Ben de çıkışmak zorunda kaldım. Halbuki bodrum katın orta kotundan yaptığımız o ek kirişlere gidecek demir miktarı 2 tonu bile bulmamaktaydı. Ayıca mimari ve statik proje o kotlu ve çarpık arazi için hem güzel hem de ekonomik olmuştu.

*

Çevrimdışı polatcivil

  • *
  • 13
  • +0/-0
Ynt: Projecilik, Şantiyecilik ve Sıkıntıları
« Yanıtla #3 : 24 Mayıs 2016, 09:02:50 »
Olay - 3

Son çalıştığım iş yerinde bir kongre merkezi ve açık spor tesisi yapılmaktaydı. İşe girme aşamasında her iki şantiyede de çalışmak istediğimi belirtmiştim ama en az 10 senelik tecrübelı olmam gerektiği söylenerek sadece açık spor tesisindeki tribün inşaatına bakmamı istedi patron (inşaat müh kendisi). neyse birgün nasıl olduysa patron benden bakmadığım kongre merkezine beton geleceğini ve demiri teslim almamı istedi. Gittiğimde usta perde demiri bağlıyordu yalnız perdelerin birleşim yerlerinde bağımsız yapmış tevzileri devam ettirmemiş hatta gönyesiz yapmıştı. başka hatalar da vardı kendisine söyledim bana ters bir cevap verdi işime karısma falan dedi ben de ona ters konustum kısa bi bakısmanın ardından oradan ofise geçtim patrona anlattım her seyi patron yav olur mu öyle şey sen bunlara her seyi yaptıracaksın kimmiş o görür gününü dedi ancak işin iç yüzünü 3 ay sonra anladım ve o tartısmadan sonra kongre merkezi inşaatından uzak tutuldum bu patron denecek sahıs hem de müh olmasına ragmen bütün her seyi onlara yaptıran oymus. ihaleyi yüksek kırımla almış da para yetmiyormus falan filan. tabi mesleğini bu şekil durumlara sokan bu insanı görünce kendi adıma utandım. işten ayrılmama yakın yine patron benden kongre merkezi sıva duvar çelik çatı işlerinin tüm metrajını istedi. her zaman işçiden emekten yana oldugum için bu adama resmen bilenmiştim. oturdum hesapları bitirdim. sıvacının 2000 m2 sini duvarcının da en az 300 m2 sini kurtardım bu yamyamdan ve haftasına kalmadan işten çıkarıldım. üzüldüm mü zerre kadar değil herkes emeğinin karşılığını kazanır kimse kimseye bedavadan para vermez.
« Son Düzenleme: 24 Mayıs 2016, 10:45:21 Gönderen: erhanbaytak »

*

Çevrimdışı engineer

  • Proje Timi
  • ****
  • 87
  • +3/-0
Ynt: Projecilik, Şantiyecilik ve Sıkıntıları
« Yanıtla #4 : 30 Mayıs 2016, 16:31:27 »
Olay - 4

Seneler önce başımdan geçen bir olayı anlatacağım.
Mezun olduktan sonra ki ilk iş yerimde yaşamış olduğum bir olaydı.
Deprem öncesi yapılmış olan bir yapıya iskan alınmadığı için ruhsat temditi yapılacaktı. Ruhsat temditi yapılabilmesi içinde mevcut yapının performans analizi yapılacak ve can güvenliğinin sağladığı gösterilecekti.
Mal sahibi bu arada kendi evinin ne kadar sağlam olduğundan bahsediyor tabi..
Neyse mevcut yapıdan karotlar alındı. Gerekli ölçümler yapıldı vs. karot sonuç raporunda kolon ve kirişlerin basınç dayanımı 12-13MPa civarı çıkmıştı. Yani bırakın binaya ruhsat almayı o binayı derhal terk etmeleri gerektiğini söyledim. Boş yere performans analizi yapmamızın bir anlamı olmadığını ve parasına yazık olacağını belirttim. Ama mal sahibi, inşaat konusunda bir değil 5 mühendisi cebinden çıkartacak bilgiye sahip olduğu için sen benim binama nasıl çürük dersin deyip elini kolunu sallaya sallaya gitti.

Olayın acı tarafı bu mu sandınız elbette hayır bu olayda beni üzen şey şu oldu, mal sahibi rapor sonuçlarını da alıp gitti ve karot sonuçları raporunu değiştirtip basınç dayanımı ortalama 25MPa olan raporu tekrardan bana getirdi ve şimdi kurtarması lazım dedi..

Başımdan kaynar sular dökülmüştü. Rapor sonuçlarını gözünü bile kırpmadan değiştiren karaktersiz şerefsizlere mi üzüleyim yoksa iskan alabilmek için bu raporu değiştirten mal sahibine mi?

Adamı yaptığının yanlış olduğunu söyleyerek kovdum... Bir iki hafta sonra imza atmak için belediyeye gittiğimde bu adamın ruhsat aldığını gördüm.. Maalesef başka bir proje ofisine gidip işini halletmiş..

Sonuç olarak böyle mal sahipleri, böyle rapor sonucunu değiştiren karaktersizler ve bunları bile bile bu projeyi yapıp bir de ruhsat aldıran proje ofisleri oldukça, her depremde binlerce canı kaybederiz..

Ama harbiden adam olacağımızı ve ders alacağımızı da hiç zannetmiyorum

« Son Düzenleme: 30 Mayıs 2016, 16:35:31 Gönderen: engineer »
Mühendisûn

*

Çevrimdışı kahvekasiqi

  • *
  • 12
  • +1/-0
    • Yapisor.com Yapı Sektörü Soru-Cevap Platormu
Ynt: Projecilik, Şantiyecilik ve Sıkıntıları
« Yanıtla #5 : 09 Kasım 2016, 11:37:53 »
Olay 5

Yurt dışındaki şantiyeler burdaki şantiyelerden daha iyi cümlesini baştan almamız gerektiği kanısındayım.
Bizzat yaşayarak gördüm bunu.
Aslında yurt dışındaki Saha Yönetim Kadrosu daha iyi demek bence daha mantıklı.
Neden derseniz ?

Projesinde belirtilen detaylara Koskoca Mühendislerin - Mimarların Uymadığını gördüm
Projesinde belirtilen Statik detaylara Koskoca Mühendislerin gerek yok dediğini gördüm
Projesinde Çelik Detaylarında Verilen Uygulamalara Koskoca Mühendislerin gerek yok böyle olsada olur dediğini gördüm
Projesinde Isı Yalıtımı Belirtilmesine Rağmen gerek yok denildiğini gördüm
Projesinde Ses Yalıtımı Uygulaması görülen yerlede Uygulamanın yapılmadığını gördüm
En kötüsüde Bu Uygulamaların Ödeme sisteminde görülmesine rağmen bu uygulamalar yapılmadığı halde parasının ödendiğini gördüm.

Yurt dışındaki Mühendisler / Mimarlar / Teknik Personel ile Aldığımız Eğitim aynı..

AMA AHLAK VE İNSANLIK EĞİTİMİNİ ONLAR CİDDEN İYİ ANLAMIŞLAR ! İYİ UYGULUYORLAR !

Ülkemizde elbette ahlaklı dürüst çalışanlarımız var..!!!!
Sahada ve Ofiste ne Tecrübe Edindi isek Bütün Meslektaşlarımızla Paylaşmak;
Mesleğimizin Ciddiyeti için Gereklidir..

*

Çevrimdışı kahvekasiqi

  • *
  • 12
  • +1/-0
    • Yapisor.com Yapı Sektörü Soru-Cevap Platormu
Ynt: Projecilik, Şantiyecilik ve Sıkıntıları
« Yanıtla #6 : 09 Kasım 2016, 11:40:11 »
OLAY 6

Giydirme Cephe İmalatında Sızdırmazlık ve katlar arası ses/ısı/buhar geçişinin olmaması için galvaniz saçlar kullanılmaktadır.

Dolayısı ile sızdırmazlığın sağlanabilmesi için galvanizlerin ciddi bir uygulama geçirmesi gerekmektedir.

Sızdırmazlığın yapılmadığı fotograflarla yazılarla evraklarla defalarca belirtmeme rağmen ne gerek var diyen Mühendisimiz sayesinde imalat devam etmektedir.

Varın gerisini siz düşünün..
Sahada ve Ofiste ne Tecrübe Edindi isek Bütün Meslektaşlarımızla Paylaşmak;
Mesleğimizin Ciddiyeti için Gereklidir..

*

Çevrimdışı civil.engineer

  • *
  • 16
  • +1/-0
  • www.aykutozdemir.com.tr
    • Yapısor
Ynt: Projecilik, Şantiyecilik ve Sıkıntıları
« Yanıtla #7 : 26 Eylül 2017, 08:03:07 »
Esnen mesai saatleri
yoğun çalışma temposu

sanırım kariyer.net ten tanıdık geldi bu kavramlar :)

*

Çevrimiçi otekesa

  • Moderator
  • *****
  • 70
  • +4/-0
  • İnşaat Mühendisi / Statiker / Uygulamacı
Ynt: Projecilik, Şantiyecilik ve Sıkıntıları
« Yanıtla #8 : 19 Mayıs 2018, 19:46:20 »
Proje ve Şantiye fenomeni hakkında...
Bu durum sadece mühendislik kavramıyla ilintili olmayıp sosyolojik fert ve toplum algısıyla yakından ilintilidir. Bilime ve teknolojiye değer vermeyen bir toplumda üretemediğiniz gibi mühendislikte yapmanız veya yapabilmeniz pek akıl karı değildir.
Tasarım ve proje yapılacak olan eser her neyse onu öncesinden kurgulayarak uygulayıcıya onu var etmesi için cisimleştirme denemesidir. Mimari, mekanik, elektrik ve statik... tasarımları yapmak ve bu disiplinler arası koordineyi sağlamak ciddi bir iştir. Ancak Türkiye’de bu ciddiyet maalesef hiçbir disiplin arasında mevcut değildir. Bu ciddiyetsizliğin temel sebebi serbest piyasadan ziyade üniversite kavramındaki sakatlıktır. Üniversitelerde yetişen mimar, mühendis tayfasına disiplinler arası saygı ve farklı disiplinlerle birlikte çalışma mantığı verilememekte ve hatta böyle bir algı mevcut bile değildir. Türkiye’deki üniversiteler üretmekten ziyade olan bilgiyi öğrenciye empoze etme papağanlığında olma seviyesini aşamamıştır. Bu durum ülkeyi her alanda güdük bırakan temel sebeptir.
Olayın uygulama diğer bir deyişle şantiye kısmı ayrı problemdir. Buradaki temel problem işi ehline verememe ve kapitale tapma problemidir. Serbest piyasada eline üç beş para geçiren ehil olup olmamasına bakılmadan sektöre girebilmekte ve bunun önünde dişe dokunur bir kanuni engel bulunmamaktadır. Serbest piyasa olduğu için buna da diyeceğimiz yok ancak bilime ve birikime saygısı olmayan güruh paranın gücüyle sistemde var oldukça piyasada üretilen eserler kaliteden ve kullanabilirlikten ödün vermeye mahkumdur.
Bu keşmekeşte bilimin ve teknolojinin konuşması yerine paranın konuşması işin tirik noktasını izah eder.
Bu ülkede ne zaman bilim konuşursa o zaman mühendislik yapılabilir hale gelir.

İbrahim Umulu

« Son Düzenleme: 19 Mayıs 2018, 19:47:54 Gönderen: otekesa »
Mühendislik kuru formüllerden oluşan bir hesap uzmanlığı değildir.