1999 Marmara ve 2023 Kahramanmaraş Depremi: Depremlerden Öğrenemediklerimiz
6 Şubat 2023. Saat 04:17. Kahramanmaraş depremi.
Kahramanmaraş’ta 7,8 büyüklüğünde bir deprem oldu. Dokuz saat sonra, aynı bölgede 7,7 büyüklüğünde bir ikinci deprem daha. On bir il. 50.000’i aşkın can kaybı. 60 milyar doları aşan yeniden yapım maliyeti.
Ve herkesin aklındaki aynı soru: Bunu daha önce de yaşamadık mı?
Evet, yaşadık. 1999’da.
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi de 7,6 büyüklüğündeydi. 18.000’in üzerinde can aldı. Türkiye’yi sarstı, sistemi sarstı, mühendisliği sarstı. O günden bu yana 24 yıl geçti. Yönetmelikler güncellendi, kurumlar kuruldu, milyarlarca lira harcandı.
Ama 2023’te yine aynı sahneleri izledik.
Neden?
1999 Sonrası Ne Değişti?
1999 depremi gerçekten bir kırılma noktasıydı. Yalnızca yapı stoku değil, sistemin tamamı sorgulandı.
O dönemde atılan adımlar küçümsenmemeli. Yapı denetim sistemi 2001’de yürürlüğe girdi. AFAD’ın temelleri atıldı. DASK zorunlu deprem sigortası sistemi kuruldu. Deprem yönetmelikleri kapsamlı biçimde revize edildi; en son güncelleme 2018’de TBDY olarak yayımlandı.
Kurumsal altyapı gerçekten güçlendi. 1999’da koordineli bir arama-kurtarma sistemi yoktu; 2023’te vardı. 1999’da deprem sigortası sistemi yoktu; 2023’te DASK yaygınlaşmıştı. Bunlar küçük kazanımlar değil.
Ama yapılar hâlâ yıkıldı.
Yönetmelik Yeterliydi, Uygulama Değil
2023 depremlerinin ardından Türkiye Bilimler Akademisi’nin yayımladığı rapor, çok net bir tablo koydu ortaya: TBDY 2018 teknik olarak yeterliydi. Binalardaki sorun yönetmelik eksikliği değil, uygulama eksikliğiydi.
Sahadaki tespitler şunları gösterdi: Beton kalitesi yetersizdi. Donatı detaylandırmasında ciddi hatalar vardı. Etriye sıklaştırması uygulanmamıştı. Yumuşak kat problemi görmezden gelinmişti. Alt katı dükkan olan binaların önemli bir kısmı zemin kattan göçtü.
Bunların hiçbiri yeni sorunlar değildi. 1999 raporlarında da aynı tespitler vardı.
24 yıl önce de aynı hatalar. 24 yıl sonra da aynı hatalar.
Teknik Hatalar mı, Sistem Hatası mı?
2023 depremlerinin ardından yapılan analizler, yıkılan binaların büyük çoğunluğunun teknik hata değil, sistem hatalarının ürünü olduğunu gösteriyor.
Teknik hatalar var: yanlış beton, eksik etriye, kötü detaylandırma. Bunlar sahada oluşan hatalar ve düzeltilebilir.
Ama asıl sorun şu: Bu hataların oluşmasına izin veren sistem neden var olmaya devam etti?
Yapı denetim sistemi kağıt üzerinde çalışıyordu. Denetçiler fazla yoğundu, sorumluluk dağınıktı, yaptırım mekanizmaları zayıftı. Projesine aykırı inşaat bir süre sonra affedileceği biliniyordu. Mühendis imzası bir sorumluluk belgesi değil, bürokratik bir gereklilik haline gelmişti.
1999’dan sonra bu sistemin özünü değiştiremedik. Üstünü kapattık.
Ne Öğrendik, Ne Öğrenemedik?
Dürüst bir muhasebe yapmak gerekirse şu tablo çıkıyor:
Öğrendiklerimiz: Arama-kurtarma kapasitesini geliştirdik. Erken uyarı sistemlerini güçlendirdik. Kurumsal koordinasyonu iyileştirdik. Deprem sigortasını yaygınlaştırdık. Teknik yönetmelikleri uluslararası standartlara yaklaştırdık.
Öğrenemediklerimiz: Yönetmeliklerin sahada uygulanmasını sağlayamadık. Yapı denetim sistemini gerçek anlamda işler hale getiremedik. İmar aflarından vazgeçemedik. Mühendislik sorumluluğunu kurumsal bir güvenceye dönüştüremedik. Toplumun “sağlam bina” talebini ekonomik baskıların önüne geçiremedik.
Bu iki liste arasındaki dengesizlik, 2023’ün faturasını açıklıyor.
Mühendislik Cephesinden Bakış
Kahramanmaraş depremi sonrasında inşaat mühendisleri olarak bu tabloyu dışarıdan seyredemeyiz.
1999 raporlarını kim yazdı? Mühendisler. 2023 raporlarını kim yazdı? Mühendisler. Aynı tespitler, aynı öneriler, 24 yıl arayla. Bu tekrar, mesleğin de kendi içinde yüzleşmesi gereken bir soruya işaret ediyor: Bilgi üretiyoruz, ama bu bilgi karar mekanizmalarına ulaşıyor mu?
Yönetmelikleri mühendisler yazıyor, ama uygulamayı denetleyecek bağımsız mekanizma yeterince güçlü değil. Proje müellifleri imza atıyor, ama sahada neler döndüğünü her zaman göremiyorlar — ya da görmek zorunda kalmıyorlar.
Bu, bireysel bir ahlak sorunu değil. Sistem tasarımı sorunu.
2023’ten Sonra Ne Değişmeli?
Bu sorunun cevabı hâlâ netleşmiyor. Ama bazı şeyler açık:
İmar affı geleneğinin kalıcı olarak sonlandırılması şart. Yapı denetim sisteminin denetimden bağımsız bir otoriteye bağlanması gerekiyor. Mühendislik sorumluluğunun hukuki çerçevesi güçlendirilmeli. Zemin etüdü ve proje denetimi fiilen yapılmalı, kağıt üzerinde kalmamalı.
Ve belki de en önemlisi: Deprem bölgelerindeki mevcut yapı stokunun gerçekçi bir performans envanteri çıkarılmalı. Türkiye’de hâlâ kaç milyon bina 1999 öncesi yönetmeliklere göre inşa edildi? Bu sorunun cevabı bilinmeden kentsel dönüşümü doğru önceliklendirmek mümkün değil.
Sonuç Olarak
1999 bir fırsat sundu. Sistemin tamamını yeniden kurmak için nadir bir pencere açıldı.
O pencereden kısmen geçtik. Ama tam geçemedik.
2023, o yarım kalmış geçişin faturasıydı.
Şimdi yeni bir pencere açık. Bu sefer tam geçip geçmeyeceğimizi, on yıl sonra değil, bugün alınan kararlar belirleyecek.
Depremlerden öğrenmek, rapor yazmak değil. Raporlardaki önerileri uygulamaya koymak.
Bu makale Medeniyet Mühendisleri platformunda yayımlanmak üzere Erhan Baytak tarafından hazırlanmıştır. Eleştiri ve katkılarınız için forumları kullanabilirsiniz.
Kaynakça
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Dünya Bankası & UNDP. (2023). Türkiye depremleri: Toparlanma ve yeniden yapılanma değerlendirmesi. T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı.
GRC Management. (2026, Nisan). 24 yılın faturası: 1999 Marmara’dan 2023 Kahramanmaraş’a Türkiye’nin afet risk yönetimi kapasitesinin karşılaştırmalı değerlendirmesi. https://www.grcmngmnt.com
Sucuoğlu, H., & Akkar, S. (2014). Basic earthquake engineering: From seismology to performance-based engineering. Springer International Publishing. https://doi.org/10.1007/978-3-319-01026-7
Türkiye Bilimler Akademisi. (2023). 2023 Kahramanmaraş depreminde tasarım hatalarının deprem hasarına etkisi. TÜBA. https://www.tuba.gov.tr
TÜRKONFED. (2023). 2023 Kahramanmaraş depremi afet durum raporu (Rapor No. 73). Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı. (2018). Türkiye bina deprem yönetmeliği. Resmi Gazete (Sayı: 30364). https://www.resmigazete.gov.tr
İTÜ Vakfı. (2023). Kahramanmaraş depremlerinde gözlemlenen yapısal hasarlar ve geçmiş depremlerle karşılaştırma. https://www.ituvakif.org.tr
Özmen, B. (2000). 17 Ağustos 1999 İzmit körfezi depreminin hasar durumu (Rapor No. TDV/DR 010-51). Türkiye Deprem Vakfı.