Ahmet Hocam (
) benden farklı düşünüyor olabilir. ancak bu husustaki düşüncemi yazmak istedim. kendisi daha detaylı belki de daha farklı bir yorum yapar diye belirterek kendi yorumumu aşağıda yazmış olayım.
TS 500 Madde 6.3.4’teki 40 m sınırı aslında “zorunlu” değil, “aşılabilir bir varsayılan sınır.” Maddenin devamında şu cümle var: “Zamana bağlı davranışı gözönüne alan hesapların yapılması veya büzülmeyi azaltan özel önlemler alınması koşuluyla, bu sınırlar aşılabilir.” Yani dilatasyona mecbur değilsiniz; iki yoldan biriyle kurtarabilirsiniz: (1) modelinize eşdeğer bir sıcaklık farkı (ΔT) ve rötre yükünü ayrı bir yük durumu olarak tanımlayıp indüklenen ek gerilme/donatı ihtiyacını gösteren bir hesap yapmak, ya da (2) büzülmeyi fiilen azaltan önlemler almak — düşük büzülmeli beton/katkı, sıkı kür rejimi, dağıtılmış ek donatı ve en pratik olanı: yapıyı 4-6 hafta boyunca 60-80 cm genişliğinde bir “geçici büzülme şeridi (pour strip)” bırakıp, asıl rötre büyük ölçüde tamamlandıktan sonra o şeridi dökmek.
Benim tercihim genelde ikincisi oluyor; düzenli geometrili, tek bloklu binalarda gerçek dilatasyon yerine bu şeridi kullanmak hem TBDY 2018’in “düzensizlik yoksa dilatasyondan kaçının” önerisiyle örtüşüyor, hem de ısıl/rötre gerilmelerinin büyük kısmı devreye girmeden boşalmış oluyor. Sıcaklık değişimlerine karşı korunmuş, uçlarında rijit perde olmayan bir çerçeve sisteminizse zaten 60 m’ye kadar ek hesaba bile gerek kalmadan gidebilirsiniz — asıl detaylı ΔT hesabını 60 m’yi geçecekseniz düşünün.