Sayın Ahmet Bey,
Antakya-Hatay’da 06/02/2023 depreminden sonra yapılan soruşturmalardan sonra bilirkişilkerin verdikleri raporlara dayanarak çok sayıda mühendis maalesef tutuklu olarak yargılanmaktadır.
Şu anda Antakya atom bombası düşmüş gibi çöle dönmüş vaziyettedir. Antakya’da Deprem yer ivmesinin, AFAD istasyonlarından elde edilen verilere göre, yönetmelik tasarım ivmesinin 3-4 misli daha fazla olmasından dolayı yerle bir olmuş vaziyettedir. İşin daha ilginci ise bizzat meslektaşımız olan bilirkişilerde söz birliği etmişcesine “DEPREM GÜCÜ NE KADAR BÜYÜK OLURSA OLSUN” deprem yer ivmesinin büyük olmasından dolayı depremin kuvveti ne kadar büyük olursa olsun binalar yıkılmaz demektedirler.
Tecrübenize dayanarak sizden öğrenmek istediğim deprem yer ivmesinin büyüklüğünden dolayı meydana gelecek 2475 senede olması bir muhtemel bir depremin gücüne rağmen binalar yıkılmadan ayakta kalabilirlermi? Böyle bir şey mümkünmü? Yoksa bizim bilmediğimiz yeni bir şey mi var?
Not: deprem yer ivmesinin yönetmelik tasarım ivmesine yakın olan yerleşkelerde anormal bir hasar mevcut değildir.
Cevabınız için şimdiden çok teşekkür ederim.
Bugüne dek olan depremler gostermistir ki özellikle uygulama ve beton kalitesi ve denetim hakkinda büyük eksikliklerimiz var. Bu durum marmara depreminde de irtaya cikti, elazig depreminde de ortaya çıkti, bugune dek okan tum depremlerde ortaya çıkti.
Yaklaşık 2 ay deprem bolgesinde cesitli amaclar icin bulundum. Ivmenin tasarim depremi uzerinde olan yerlerde de, tasarim depremini gecmeyip ivmenin bu degere yakin oldugu yerlerde de can kaybi buyuk. Ancak ivmenin tasarim depreminden cok kucuk oldugu yerlerde can kaybi az. Bugune dek olan buyuk depremlerin hicbirinde spektrum aşilmamasina ragmen can kaybi cok buyuk olan depremleti hatirlatmama gerek yok.
Yuksek sunek sistemler Turkiyenin her yerinde koşulsuz her binada uygulanir. Suneklik sadece tasarim depremi icin degil tasarim depreminden buyuk depremler icinde gecerlidir. Tasarim felsefesi binalarin yikilmamasi üzerine kurulu degildir, tasarim felsefesi can kaybi olmamasi uzerinedir. Dolayisiyla tasiyici sistemin bazi elemanlari egilir bükülur onarilmayacak derecede sekil degisikligine ugrar ama toptan ani göcmez. Binada mafsallar dogru yerlerde olussaydi spektrum bile daha kucuk degisecekti. 6 subat depremlerinde olan can kaybi normal degildir, muhendislik gormus yapilarin oldugu yerde tasarim depreminden buyuk depremlerde bile bu kadar fazla can kaybi olmaz. Binalarin toptan ve ani gocmelerine bakarsaniz muhendislik gormus binalarda olmamasi gereken yikimlardir. Unutmayin muhendis sadece binanin ayakta kalmasi icin degil, nasil hasar gorecegini de tasarlar. Bazi bilirkisi raporlarinin cok eksik oldugunu yanlis cikarimlar yapildiginin bende farkindayim. Ancak denetim eksikligi(proje ve uygulama denetimi), uygulama sorumsuzlugu, malzeme kalitesine riayet etmemek ve imar barişi denilen akıl tutulmasi bu kadar can kaybinin sorumlusudur.