Yönetmelik ve Çeşitli Konular Hakkında Sorular
Merhaba ,
1-)Yönetmeliğimizde bulunan Dayanım Fazlalığı Katsayısı (D)’yi biz çelik yapılarda özellikle blok kırılmaya karşı kullanıyoruz.Yani eleman tasarımında kullandığımız maksimum iç kuvvetleri (moment,eksenel,kesme) , o elemana ait düğüm noktasındaki birleşimi tasarlarken D katsayısı ile çarpıyoruz.
Blok kırılmada eksenel (çekme) veya kesme kuvvetinin etkin olduğu durumlarda ortaya çıkabiliyor.Yani gevrek kırılmaya sebep olan kuvvetler çekme ve kesme kuvvetleridir. Moment (eğilme) etkisinde blok kırılma gözlenmeyecek.(Yanlış biliyorsam düzeltin.)Sorum şu: Moment aktaran bağlantılarda, eğilme etkin olduğu için,gevrek bir kırılma gözlenmeyecek.(Her ne kadar kesme ve eksenel kuvvet mevcut olsa da , ben bağlantımı momente göre tasarlıyorum.)Moment aktaran bağlantılarda benim D katsayısı ile bir daha , iç kuvvetleri büyütmem gerekiyor mu? Ya da sadece kesme ve eksenel kuvvetleri büyütmem yeterli mi? Momenti D Katsayısı ile büyütmem gereksiz değil mi?
2-) Sınırlı sünek çelik bir bina tasarlarken , TBDY2018 Tablo 9.3’e göre enkesit koşulları kontrolünü yapmam gerekir mi? Sonuçta kompaktlık, süneklik ile ilgili bir durum.Benim sistemim zaten sünek değil(sınırlı sünek).Benim olmayan şeyin (sünekliğin) kontrolünü yapmama gerek var mı?Yapmam gerekiyorsa neden yapmalıyım ?
3-) Son yaşadığımız deprem , bize acı bir şekilde gösterdi ki , ölçülen yer ivmeleri, bazı yerlerde bizim AFAD tehlike haritasından okuduğumuz ivmelere göre yüksek çıktı(Bazı yerlerde 2 kat !!!).Yönetmeliğin bize bina tasarlarken uygulamamızı söylediği DD2 deprem düzeyi değil, DD1 düzeyinde depremi hisseden yerler var.
Sorum şu :
R katsayıları düzenlenmeli mi ?
Kontrollü hasar kavramı bir daha gözden geçirilmeli mi? Yönetmeliğimiz kontrollü hasara izin veriyor. Yapı kontrollü hasara uğrasa bile mühendislik hizmeti almış kabul ediyor. Ama haberlere yansıyanlar doğru ise göre binası yıkılmayıp , kontrollü hasar gören insanlar da şu an proje müelliflerine , müteahhitlere dava açmaya başladı.Aslında bina yönetmeliğe uygun olarak projelendirildi.(Uygulama hatası olup olmadığını bilmiyorum, ama proje müellifine de dava açılmış.)
Ben şahsen 1.deprem bölgesinde bina tasarlarken, artık I =1,2(en az) ve DD1’e göre çözüm yapma taraftarıyım.
Deprem hesaplamalarımızda Time History (Gerçek Zamanlı Analiz) metodu teşvik edilmeli, yaygınlaşmalı bence.İnsanlar aldıkları binanın , olası büyük bir depremde hangi saniyelerde nasıl davranacağını, ne zaman göçmeye uğrayacağını önceden bilmesi , insanları depreme daha hazır hale getirir diye düşünüyorum.
Özetle , yaklaşık 15 yıldır proje piyasasında çalışan bir mühendis kardeşiniz olarak şunu diyorum :
Biz (başta kendim olmak üzere) o kadar da iyi bir mühendis değiliz!!! İstediğiniz kadar bilimsel , doyurucu yönetmelikler hazırlayın , karşı tarafın anladığı kadar gerçek hayatta karşılığınız var.Şu an proje müellifliği yapan insanların yüzde kaçı yönetmeliklere hakim ve en önemlisi uygulayabiliyor?
Bu yönetmelikler bize bol geliyor.Bize direkt kitabi bilgi değil, şunu yap! bunu yapma! diye kural (hatta emir) konması gerekiyor.Çünkü mevcut eğitim sistemimiz tamamen ezbere dayalı, yorum , analiz yapmaya fırsat vermiyor ki!!! Bizim yorum yapmak, sorunlar karşısında analiz yapma yeteneğimiz yok ki ?? Nerde kaldı mevcut yönetmelikleri yorumlayıp güvenli yapı tasarlayacağız ?
Ya baştan eğitim sistemimizi düzenleyeceğiz , ya da dediğim gibi yönetmelik değil , bize kullanma kılavuzu gerekiyor. (Depreme Dayanıklı Bina Tasarlama Kılavuzu!!!)
Şimdi göreceğiz yönetmelik yine değişecek , yurtdışında yönetmelikler malzemedeki teknolojik gelişmelere istinaden değişir , bizde ise her büyük depremde aa bak bunu yanlış biliyormuşuz, bu böyle değilmiş vs. üzerine değişiyor.
Saygılarımla.
‘Çelikkollu’ya Soru Sor (Arşiv)’ forumu yeni tartışmalara ve yanıtlara kapalı.